Lavanta Tarlaları - Tur Programı

1.GÜN Değerli konuklarımız, 16:00 da Trabzon’dan kalkacak olan aracımıza sizleri alıyor ve yolculuğumuza başlıyoruz. Gece yolculuğumuzun ardından sabah Isparta’ya varıyoruz.

2.GÜN Eğirdir Gölü -Eğirdir Kalesi-Hızırbey Camii-Yeşil Ada- Kovada Gölü

İsteğe bağlı ekstra alacağımız sabah kahvaltısından sonra turumuza Eğirdir ile başlıyoruz , Gölün güney kıyısına kurulu olan bu kent tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ,günümüzde kapalı çarşı olarak kullanılan Dündar Bey Medresesi, ilginç minaresiyle dikkat çeken Hızır Bey Cami ve Eğirdir Kalesini gezip Eğirdir Gölü ve Yeşil Adayı panoramik olarak seyredebileceğimiz Akpınar köyüne ulaşıyoruz. Burada değerlendirecek olduğumuz serbest zamanın sonrasında Kovada Gölü Milli Parkı’ na geçiyoruz. Kovada Gölü kıyısında gerçekleştirecek olduğumuz yürüyüşün ardından Yazılıkaya Kanyonu'na geçiyoruz. Daha sonra eski bir köle olan Şair Epiktetos'un Hür İnsan şiirini okuyup St. Paul yolunda kısa bir yürüyüş gerçekleştiriyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde

3.GÜN Keçiborlu-Kuyucak Köyü-Lavanta Tarlaları-Lavanta Hasadı-Lavanta Ürünleri-Şehir Merkezi

Otelde alacağımız kahvaltı sonrasında Göller Yöresi’nin her biri doğa harikası göllerini keşfetmek ve tarihi dokusunu yaşamak üzere yolculuğumuza başlıyoruz. Sabah kahvaltımızı uygun bir tesiste aldıktan sonra, lavantaların muhteşem rengi ve kokusu içinde huzur bulmak için Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyüne gidiyoruz. Lavanta tarlaları denilince akla gelen ilk yer Fransa’nın Provans bölgesi olur. Ancak, Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyüde, Provans’ın tahtına aday görülüyor. Isparta daha çok güller diyarı olarak bilinir. Bu bilgi doğru ancak eksik… Isparta aynı zamanda lavanta tarlalarının kalbine yolculuk edebileceğiniz bir cennet.  Yıllar önce Isparta’nın Keçiborlu İlçesine bağlı Kuyucak Köyü’nde kurak, susuz, tarlalara boş kalmasın diye ekilen ilk lavanta fideleri bugün 3000 hektar alana kadar yayılmış durumda. Lavanta bahçelerinin büyüsüne kapılıp  fotoğrafını  çekiyoruz. Ayrıca dileyen katılımcılarımız lavanta kesimi yapabilir. Lavanta bahçeleri gezimiz sonrası, dileyenler burada oluşturulan reyonlarda köylülerin kendi ürettiği lavanta ürünleri (yağ, su, sabun, çay vb.), lavanta balı ve diğer köy ürünlerinden alma imkânı bulacaktır. Kerpiç, taş ve ahşap yapılardan oluşan geleneksel Kuyucak evleri arasında yapacağımız gezimiz ardından,  Isparta’ya hareket ediyoruz. Kent merkezine ulaştığımızda Isparta’ya gülü getiren kişi Gülcü İsmail Efendi Heykeli, Süleyman Demirel Heykeli ve meşhur Gül Heykelini görüp fotoğrafladıktan sonra alacağımız serbest zamanda Isparta’ya özgü meşhur Gül Suyu, Gül Lokumu, Gül Sabunu gibi alışverişlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. Alışverişimizi tamamladıktan sonra şehir merkezinde bulunan otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.Akşam yemeği ve konaklama otelimizde

4.GÜN Salda Gölü, Burdur Müzesi, Sagalassos

Otelde alacağımız kahvaltı sonrasında Ağlasun ilçesi üzerinden, Roma dönemi yapılarıyla göz dolduran Sagalassos Antik Kenti’ne ulaşıyoruz. Antik Yunan Tiyatrosu, suyu hala akmakta olan Antoninler Çeşmesi, Neon Kütüphanesi, Agora, Roma Hamamı, Marcellom (gıda pazarı) ve Meclis Binası rehberimizin anlatımları eşliğinde göreceğimiz yapılar arasında yer alıyor. Sagalassos antik Kenti gezimiz sonrasında, Burdur’a doğru yolculuğumuza devam ediyoruz. Burdur’a ulaştığımızda, kent merkezinde yer alan Burdur Arkeoloji Müzesi’ni geziyoruz (Hacılar Höyüğü,Sagalassos Antik Kenti, Kibyrya ve Krema Antik Kenti arkeolojik kazılarından çıkan eserleri görüyoruz.) 2009 yılında Dünya Mirası Geçici Ulusal listesine dahil edilmiştir. Öğle saatinde Burdur’un kebabından tadabiliriz, ceviz ezmesi alışverişlerimizi yapıyoruz. Burdur Gölü üzerinden Yarışlı Gölü’nü görerek,  sıra dışı berrak görüntüsü ile “Türkiye’nin Maldivleri” ünvanını alan Salda Gölü’ne ulaşarak göl kıyısında yürüyüş yapmak üzere serbest zaman alıyoruz. Salda Gölü, derinlik bakımından Türkiye’nin en derin tatlı su gölü konumunda. Salda Gölü’nün ölçülebilen derinliği 185 metre, Burdur’un Yeşilova ilçesi sınırlarında yer alıyor. İlçe merkezine yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta gölün plajında yüzülebiliyor. Salda Gölü’nün denizden yüksekliği(rakım) 1193 metre. Yuvarlak bir yapıya sahip olan gölde büyük sazan balıkları yaşıyor. Salda Gölü ve çevresi 1989 yılından beri birinci derece doğal sit alanı olarak korunuyor. Türkiye’nin en berrak gölleri arasında ve bembeyaz kumsallarıyla Türkiye’nin Maldivleri olarak bilinmesinin yanı sıra, Mars’a benzer özellikleriyle de biliniyor. Gezimizi tamamladıktan sonra otelimize hareket ediyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde

5.GÜN Antalya Şehir Turu - Düden Şelalesi- Kaleiçi-Aspendos

Otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından ilk durağımız olan Düden Şelalesi`ne hareket ediyoruz. Gezimiz esnasında yemyeşil doğa ve suyun huzur veren sesi bize eşlik edecek. Şelaleden sonra Kale içi mevkiine gidiyoruz. Antalya`yı tarihi yapılarıyla tanıyarak, limanında keyifli bir yürüyüş yaparak muhteşem fotoğraflar çekiyoruz. Yivli minare, saat kulesi, kale içinin eski cumbalı evleri göreceğimiz yerler arasında. Ardından Dünyadaki sayılı Milli Parklardan biri olan tabiat harikası Köprülü Kanyon'a ulaşıyoruz. Burada insanın yaşamı boyunca mutlaka yapması gereken, adrenali yüksek, 7`den 77`ye herkesin katılabileceği, rafting heyecanını Köprü çayın buz gibi sularında beraber yaşıyoruz. Önemli Not: Programımız otele dönüş yapmadan son gün rafting turu ile biteceğinden dolayı, konuklarımızın raftingde giyecekleri eşyaları ayrı bir çanta içinde ayarlamaları rica olunur. Rafting hakkında ayrıntılı bilgi rehber tarafından otobüste bildirilecektir. (Ekstra) Bu muhteşem aktivitenin ardından Köprülü Kanyon`dan ayrılıyor ve MS 2. YY`da Romalılar tarafından inşa edilmiş olan ve tüm heybetiyle günümüze gelmiş Aspendos tiyatrosunu görmeye gidiyoruz. Aspendos'tan tarih dolu anılarla ayrılarak Gezimiz sonrasında dönüş yolculuğumuza başlıyoruz. Gece yolculuğunun ardından sabah Trabzon’a varıyoruz.